Norveç, kâğıt üzerinde bu maçın mutlak favorisi. Haaland, Ødegaard, Sørloth, Nusa… Bu oyuncuların varlığı, İskandinav ekibini hücumda çok tehlikeli kılıyor. Ancak Dünya Kupası’na 28 yıl aradan sonra gelen bir takım için turnuvanın ilk maçı her zaman ayrı bir psikolojik yük getirir.
Irak ise bambaşka bir motivasyonla sahada. 40 yıl sonra Dünya Kupası’ndalar ve herkesin onları üç maçta da kaybedecek bir ‘takım’ olarak gördüğünün farkındalar. Teknik direktör Graham Arnold’un da dediği gibi: ‘üzerimizde hiçbir baskı yok’. Bu rahatlık, saha içinde disiplinli bir savunma bloku kurmalarını sağlayabilir.
Bir ‘kale duvarı’ ve motivasyon fazlası
Irak’ın en güçlü yanı, son hazırlık maçlarındaki savunma direnci. Venezuela’ya 2–0 yenildikleri maçta bile ilk yarı boyunca (17. dakikada gol yiyene kadar) dengeli bir görüntü çizdiler. Andorra’yı kontrollü bir şekilde yendiler, İspanya karşısında ise büyük ölçüde rotasyona uğramış bir rakibe karşı 1–1’lik skoru korudular. Bu, onların ‘bunker’ stilini ne kadar iyi uyguladığını gösteriyor.
Norveç ise hazırlık döneminde inişli çıkışlı bir grafik çizdi. Fas ile oynadıkları son hazırlık maçına vasat başladılar, ilk 8 dakikada gol yediler ve toparlanmaları zaman aldı. İsveç karşısındaki dominant ilk yarının ardından ikinci yarıda yedek ağırlıklı kadroyla oynadılar ve farkı korumakta zorlandılar. Turnuva tecrübesi eksikliği, özellikle baskı altındayken pas hatalarına yol açabiliyor.
Norveç’in zayıf karnesi: ‘kilit maç’ sendromu
Norveç için bu maçın ‘kaybedilmemesi gereken’ bir maç olduğu açık. Fransa ve Senegal’in zorlu rakipler olduğu grupta, Irak karşısında puan kaybı telafisi zor bir durum yaratır. Bu ‘mecburiyet’ hissi, sahada telaşa ve pas tercihlerinde aceleye yol açabilir. Özellikle Haaland’ın topla buluşması için sabırlı pas zincirleri kurmaları gerekirken, rakibin geri çekildiği anlarda bu sabır bulunamayabilir.
Norveç’in hücum gücü yadsınamaz, ancak Irak’ın savunma blokunu kırmak için sadece bireysel yetenek değil, aynı zamanda sabırlı bir oyun planı gerekiyor. Solbakken’in de dediği gibi: ‘Haaland’a şans verirseniz, gol atar.’ Ama şans yaratmak, kapalı savunmalara karşı her zaman kolay değildir.
Irak’ın kendi yarı sahasında oynayacağı oyun, Norveç’i sabırsızlaştırabilir. Ayrıca Irak’ın kalecisi Jalal Hassan’ın takım savunmasındaki liderliği, uzun süre gol yememelerini sağlayabilir. Eğer maç 0–0 giderse, Irak’ın inancı artacak, Norveç’in stresi tavan yapacaktır. İşte tam da bu noktada beraberlik, çok daha olası bir sonuç haline gelir.




